• İş deneyimini tevsik etmek üzere sunulan sözleşmenin damga vergisinin ödenmiş olması zorunlu mudur?

Damga Vergisi Kanunu'na göre bedel ihtiva eden bir sözleşmenin damga vergisinin ödenmesi zorunludur. Ancak bu tip sözleşmenin ihale sürecinde iş deneyimini tevsik etmek üzere sunulması durumunda, iş deneyiminin değerlendirilmesi bakımından damga vergisinin ödenmiş olup olmaması önem arz etmemektedir. Çünkü damga vergisinin ödenmesi kanuni bir zorunluluk olmakla birlikte, ödenmemesi belgenin geçerliliği üzerinde etkisi olan bir eksiklik değildir. Konuyla ilgili Kamu İhale Kurulu kararları da bu yöndedir. 

  • İhale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisi nasıl hesaplanır?

Personel çalıştırılmasına dayalı ihalelerde işçilik maliyetleri üzerinden hesaplanan %4 sözleşme ve genel giderler içerisinde ihale kararı damga vergisi de yer almaktadır. Bu nedenle personel çalıştırılmasına dayalı ihalelere ilişkin aşırı düşük teklif açıklaması içerisinde ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisinin hesaplanmasına ve açıklanmasına gerek bulunmamaktadır.

Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan ihalelerden malzemeli yemek alımı ihalelerinde de ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisi yardımcı giderler içerisinde yer almakta olup ayrıca hesaplanmasına ve açıklanmasına gerek bulunmamaktadır.

Diğer ihalelere ilişkin aşırı düşük teklif açıklamalarında ise her iki damga vergisi türünün de ayrı ayrı hesaplanması ve bu vergiler için yeterli miktarda gider öngörülmesi gerekmektedir. İlgili mevzuata göre 2017 yılı için ihale kararı damga vergisi oranı binde 5,69'dur. Bu durumda aşırı düşük teklif açıklaması hazırlanırken toplam teklif tutarının 0,00569 ile çarpılmasıyla bulunacak miktarda ihale kararı damga vergisi hesaplanmalıdır. 2017 yılı için sözleşme damga vergisi oranı ise binde 9,48'dir. Benzer şekilde toplam teklif tutarının 0,00948 ile çarpılmasıyla bulunacak miktarda sözleşme damga vergisi hesaplanmalıdır.  

  • Hizmet alımı ihalelerinde sözleşmenin imzalanmasının gecikmesi nedeniyle sözleşme süresinin kısalması halinde, sözleşme damga vergisi matrahı ne olmalıdır?

Şikayet ve itirazen şikayet süreci nedeniyle mevzuat hükmü gereği zorunlu olarak, dava süreçleri nedeniyle de idarelerin takdirine bağlı olarak sözleşmelerin imzalanma tarihi çoğu zaman ihale dokümanında öngörülen tarihten sonrasına kalmaktadır. Sözleşme tasarısında işin süresinin 01.01.2017-31.12.2017 şeklinde tanımlanmış olması halinde ise sözleşme imzalama tarihinin gecikmesi işin uygulama süresinin kısalmasına ve alınacak olan ödeme miktarının azalmasına neden olmaktadır.  Böyle bir durumda, ihale mevzuatı hükümlerine ve emsal Kurul kararlarına göre toplam sözleşme bedeli teklif bedeli üzerinden değil işin kalan süresi üzerinden belirlenmeli ve sözleşme damga vergisi güncel sözleşme bedeli üzerinden hesaplanmalıdır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki doğrudan temin usulü kamu ihale mevzuatı içinde düzenlenmiş olmakla birlikte bir ihale usulü değildir. Dolayısıyla doğrudan temin kapsamında gerçekleştirilen alımlarda sözleşme imzalanması mümkün olmakla birlikte (belli koşullar dışında) sözleşme imzalanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu tip durumlarda doğrudan temin kapsamında gerçekleştirilen alımlar için fatura düzenlenmesi yeterlidir. Diğer taraftan faturanın sözleşme hükmünde olmadığı ve dolayısıyla sözleşme damga vergisine tabi olmadığı da açıktır. Bu bakımdan doğrudan temin kapsamında gerçekleştirilen alımlar için sözleşme damga vergisi (ayrıca belirtmek gerekir ki ihale kararı damga vergisi) hesaplanmayacağını söylemek mümkündür. Nitekim konuyla ilgili emsal kararlar da bu yöndedir. 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olsun veya olmasın resmi dairelerce ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlarca alınan her türlü ihale kararları ihale kararı damga vergisine tabidir. Ancak sözleşmenin imzalanmasından önceki bir tarihte; şikayet, itirazen şikayet veya dava sonucunda veya idarenin takdirine bağlı olarak ihalenin iptal edilmiş olması halinde, ihale kararının hükmünden yararlanılması söz konusu olmadığı için ihale kararı damga vergisi ödenmesi de söz konusu olmayacaktır. 

İhale aşamasında başlatılan şikayet süreci, itirazen şikayet ve dava yoluyla devam ettirilebilmekte ve sözleşme imzalandıktan sonra verilen ilk derece mahkemesi veya Danıştay kararı ihalenin iptal edilmesi veya düzeltici işlem belirlenmesi yönünde olabilmektedir. Böyle bir durumda ise ihale kararının iptal edilmesi ve sözleşmenin feshedilmesi gündeme gelebilmektedir. Ancak hatalı da olsa söz konusu ihale kararına istinaden sözleşmenin imzalanmış olması, diğer bir deyişle ihale kararının hükmünden faydalanılmış olması nedeniyle iptal edilen ihaleye ait ihale kararı damga vergisinin iade alınması mümkün olmayacaktır. Benzer bir biçimde feshedilen sözleşmeye ilişkin sözleşme damga vergisinin iade alınması da mümkün olamayacaktır.

  • Sözleşme bedeli üzerinden sözleşme damga vergisi ödendikten sonra hakediş bedelleri üzerinden yeniden damga vergisi hesaplanması mümkün müdür?

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ekinde yer alan (1) sayılı tablonun "I.Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, ) resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin yaptıkları ihalelerde, ihaleyi yapan idare ile düzenlenen sözleşmelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi olduğu ifade edilmektedir. Aynı tablonun "IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında ise, Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtların da binde 9,48 oranında nispi damga vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. 

Söz konusu hükümler uyarınca hem ihale sonucunda imzalanan sözleşme üzerinden hem de sözleşmenin yürütülmesi aşamasında düzenlenen hakediş ve faturalar üzerinde yer alan bedel üzerinden binde 9,48 oranında ayrı ayrı damga vergisi hesaplanması gerekmektedir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ekinde yer alan (1) sayılı tablonun "I.Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, ) resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin yaptıkları ihalelerde, ihaleyi yapan idare ile düzenlenen sözleşmelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi olduğu ifade edilmektedir. Aynı tablonun "IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında ise, Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtların da binde 9,48 oranında nispi damga vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. 

Söz konusu hükümler uyarınca hem ihale sonucunda imzalanan sözleşme üzerinden hem de sözleşmenin yürütülmesi aşamasında düzenlenen hakediş ve faturalar üzerinde yer alan bedel üzerinden binde 9,48 oranında ayrı ayrı damga vergisi hesaplanması gerekmektedir.

İhale mevzuatına göre sözleşme damga vergisi ve ihale kararı damga vergisinin ödenmesi, sözleşmenin imzalanması bakımından bir ön koşul değildir. Diğer taraftan Damga Vergisi ile ilgili mevzuata göre genel bütçeli daireler tarafından alınan ihale kararlarına ait damga vergisinin, ihale kararının müteahhide tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, verginin mükellefi olan müteahhitlerce, genel bütçeli idarelere hizmet veren saymanlıklara veya mükellefin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine, ihale kararının tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, beyanname verilmeksizin, makbuz karşılığı ödenmesi gerekmektedir. Genel bütçeli idarelerle imzalanacak sözleşmeye ait damga vergisi ise, sözleşmenin imzalanmasından önce peşin olarak ödenecek ve makbuz idareye teslim edilecektir. 

Yukarıda belirtilen düzenlemelerin dışında 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na göre resmi dairelerce düzenlenen kağıtların damga vergisinin ödenmemesi halinde vergi borcu mükelleflere ait olduğu halde, doğacak ceza belgeyi düzenleyenlere ait olacaktır. Dolayısıyla sözleşmenin imzalanması aşamasında istekli tarafından Damga Vergisinin ödendiğine ilişkin makbuzun sunulmaması halinde, Damga Vergisinin ödenmemesi durumunda doğabilecek cezaya maruz kalmak istemeyen idare tarafından sözleşmenin imzalanmasından kaçınılması mümkün olabilecektir. Zira böyle bir durumda hem vergi hem de ceza belgeyi düzenleyenden tahsil edilecek, verginin aslı mükellefe rücu edilebilirken cezanın sorumluluğu belgeyi düzenleyenin üzerinde kalacaktır. 

Hayır. Damga Vergisinin nispi olarak ödeneceği durumlarda Damga Vergisi hesaplanacak olan bedel içerisinde KDV bulunuyorsa öncelikle KDV tutarı ayrıştırılır ve sonrasında KDV hariç tutar üzerinden Damga Vergisi hesaplanır. 

Konuyla ilgili mevzuat düzenlemelerinde KDV tutarının Damga Vergisi matrahına dahil edilmeyeceğine özellikle değinilmektedir. Diğer taraftan ihale uygulamaları dikkate alındığında ÖTV tutarının sözleşme bedeli içerisinde yer aldığı ancak mevzuat gereği KDV tutarının ayrıca ödenecek olması nedeniyle sözleşme bedelinden hariç olarak hesaplandığı görülmektedir. Dolayısıyla ihale kararı damga vergisi ÖTV dahil tutar üzerinden hesaplanmaktadır. Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde sözleşme Damga Vergisinin de ÖTV dahil sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

İlköğretim öğrencilerinin taşıma merkezi ilköğretim okullarına taşınması işi kapsamında düzenlenen ihaleler sonucunda imzalanacak sözleşmeler, sözleşmenin taraflarından birisinin ilköğretim idaresi olması kaydıyla sözleşme damga vergisinden (sözleşme pulu) ve ihale kararı damga vergisinden (karar pulu) istisnadır. Ancak sözleşmenin uygulanması sırasında yapılacak olan avans ve hakediş ödemelerine ilişkin kağıtların damga vergisine tabi olduğu unutulmamalıdır. 

Söğütözü Mahallesi, 2177. Sokak

No: 10/B, Via Twins Plaza

Kat : 20 133 - 134

Çankaya / ANKARA